Sparkle, Carrier Community Global Awards'ta Üç Ödül Kazandı
İtalya'nın önde gelen uluslararası hizmet sağlayıcısı Sparkle, Berlin'deki Europe 2026 GCCM etkinliği kapsamında düzenlenen Carrier Community Global Awards'ta üç önemli ödül kazandı. Şirket, "Yılın En İyi Yapay Zeka Projesi", "Yılın En İyi Yıkıcı Çözümü ve Projesi" ve "En İyi NaaS Platform Sağlayıcısı" ödüllerine layık görüldü. Bu ödüller, Sparkle'ın yeni nesil dijital altyapının üç stratejik sütunundaki kapsamlı dönüşümünü, yani yapay zeka tabanlı güveni, öncü güvenlik mimarilerini ve programlanabilir Ağ Hizmeti (NaaS) platformlarını tanımaktadır.
Orijinal başlık (Yunanca): Η Sparkle κερδίζει τρία βραβεία στα Carrier Community Global Awards
Bu bir özettir. Haberin tamamı için orijinal Yunanca kaynağı ziyaret edin.
EfSyn sitesinde okuBu haberi paylaş
İlgili Haberler
Atina'da martı yavruları neden çoğaldı: Sokakta bulursak ne yapmalıyız?
Son haftalarda Atina'da sokaklarda ve binaların etrafında genç martı yavrularının görülme sıklığı arttı. Bu durum, martıların her yaz yuvalarını erken terk ederek çevreye alışmaya çalıştığı mevsimsel bir olaydır. Yaban Hayatı Koruma ve Bakım Derneği ANIMA, vatandaşlardan martı yavrularını korumak için yardım talep ediyor.
PASOK'tan Marinakis'e Asimakopulu tepkisi: Tek e-posta değil, 25.500 seçmenin verileri için mahkum oldular
PASOK, hükümet sözcüsü Pavlos Marinakis'in yurt dışındaki seçmenlerin kişisel verilerinin sızdırılması davasındaki açıklamalarına tepki gösterdi. PASOK, eski Avrupa Parlamentosu üyesi Anna Michel Asimakopulu ve diğer yetkililerin tek bir e-posta için değil, 25.500 seçmenin kişisel verilerini sızdırmaktan mahkum edildiğini belirtti. Parti, bu durumu "partinin ve siyasi dostlarının elinde bir ganimet devleti" olarak nitelendirdi.
Marinakis'ten Asimakopulu'nun mahkumiyetine ilişkin provokatif yorum: "Sadece bir e-posta göndermekten bahsediyoruz"
Hükümet sözcüsü Pavlos Marinakis, Anna-Michel Asimakopulu'nun kişisel verilerin sızdırılması davasındaki mahkumiyetine ilişkin açıklamalarda bulundu. Marinakis, sorumluların "uyuşturucu veya insan kaçakçısı gibi" ele alınmasını "ikiyüzlü ve gülünç" bulduğunu ifade etti. Davanın seçim süreciyle ilgisi olmadığını ve sadece bir e-posta gönderilmesiyle ilgili olduğunu savundu.