SYRIZA'da Parti İçi Muhalefet Genel Kurul Toplantısı İçin İmza Topluyor: 'Ya Biz Ya Onlar' İkilemi
SYRIZA'daki parti içi muhalefet, Merkez Komitesi'nin toplanması ve partinin geleceğini tartışması için imza topluyor. Mevcut liderliğe karşı çıkanlar, 70'ten fazla imza gerektiğini ve bu sayıya ulaştıklarını iddia ediyor. Ancak, lideri görevden alacak veya istifaya zorlayacak yeterli oyları bulunmuyor. Muhalifler, durumun en geç temmuz ayının ilk on gününde çözülmesi gerektiğini, aksi takdirde partinin üye ve seçmen kaybedeceğini belirtiyor.
Orijinal başlık (Yunanca): «’Η εμείς ή αυτοί»!
Bu bir özettir. Haberin tamamı için orijinal Yunanca kaynağı ziyaret edin.
EfSyn sitesinde okuBu haberi paylaş
İlgili Haberler
Atina'da martı yavruları neden çoğaldı: Sokakta bulursak ne yapmalıyız?
Son haftalarda Atina'da sokaklarda ve binaların etrafında genç martı yavrularının görülme sıklığı arttı. Bu durum, martıların her yaz yuvalarını erken terk ederek çevreye alışmaya çalıştığı mevsimsel bir olaydır. Yaban Hayatı Koruma ve Bakım Derneği ANIMA, vatandaşlardan martı yavrularını korumak için yardım talep ediyor.
PASOK'tan Marinakis'e Asimakopulu tepkisi: Tek e-posta değil, 25.500 seçmenin verileri için mahkum oldular
PASOK, hükümet sözcüsü Pavlos Marinakis'in yurt dışındaki seçmenlerin kişisel verilerinin sızdırılması davasındaki açıklamalarına tepki gösterdi. PASOK, eski Avrupa Parlamentosu üyesi Anna Michel Asimakopulu ve diğer yetkililerin tek bir e-posta için değil, 25.500 seçmenin kişisel verilerini sızdırmaktan mahkum edildiğini belirtti. Parti, bu durumu "partinin ve siyasi dostlarının elinde bir ganimet devleti" olarak nitelendirdi.
Marinakis'ten Asimakopulu'nun mahkumiyetine ilişkin provokatif yorum: "Sadece bir e-posta göndermekten bahsediyoruz"
Hükümet sözcüsü Pavlos Marinakis, Anna-Michel Asimakopulu'nun kişisel verilerin sızdırılması davasındaki mahkumiyetine ilişkin açıklamalarda bulundu. Marinakis, sorumluların "uyuşturucu veya insan kaçakçısı gibi" ele alınmasını "ikiyüzlü ve gülünç" bulduğunu ifade etti. Davanın seçim süreciyle ilgisi olmadığını ve sadece bir e-posta gönderilmesiyle ilgili olduğunu savundu.