Ukrayna'da Katliam: Zaporijya'da Rus Saldırılarında 26 Ölü

Ukrayna'nın güneyindeki Zaporijya bölgesinde, Komisuvaça'daki bir okula düzenlenen Rus hava saldırılarında en az 26 kişi hayatını kaybetti. Okulun insani yardım dağıtım merkezi olarak kullanıldığı ve saldırı sonrası sığınan sivillerin ikinci bir saldırıyla hedef alındığı belirtildi. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, saldırıyı 'kesinlikle korkunç' olarak nitelendirerek Rusya'yı çatışmayı tırmandırmakla suçladı. Ukrayna istihbaratına göre Rusya'nın enerji ve ulaşım altyapılarını hedef alan yeni bir toplu saldırı hazırlığında olduğu da iddia edildi.
Orijinal başlık (Yunanca): Μακελειό στην Ουκρανία: 26 νεκροί από ρωσικά πλήγματα στη Ζαπορίζια – Χτυπήθηκε σχολείο με ανθρωπιστική βοήθεια και καταφύγιο αμάχων
Bu bir özettir. Haberin tamamı için orijinal Yunanca kaynağı ziyaret edin.
Philenews sitesinde okuBu haberi paylaş
İlgili Haberler
Charlie Hebdo Saldırısı ve 'Boyun Eğme' Romanı Arasındaki Bağlantı
7 Ocak 2015'te Charlie Hebdo dergisi, Michel Houellebecq'in karikatürüyle yayımlandı. Aynı gün Houellebecq'in 'Boyun Eğme' romanı da piyasaya çıktı. Birkaç saat sonra dergiye düzenlenen terör saldırısında 12 kişi hayatını kaybetti. Bu olay, kitabın yayınlanmasını ifade özgürlüğüne yönelik kanlı bir saldırıyla ilişkilendirdi.

Maria Louka'dan Yeni Roman: Öğrenci Suç Davranışlarının Arkasındaki Gerçek
Maria Louka, ödüllü gençlik romanı 'Lara'nın Hanımefendisi'nden sonra ikinci romanı 'On Altı Kişi Yazar Arıyor' ile okuyucularla buluşuyor. Yazarın Pirandello'nun ikonik eserine gönderme yapan başlığı, farklı sayıda karakterin kendi hikayelerini anlatma arayışını vurguluyor. Louka, neredeyse yarım asırdır içinde yaşayan bu on altı karakterin hikayelerini gün ışığına çıkarma zamanının geldiğini belirtiyor.

Türkiye'nin BM Genel Sekreterliği Adaylığı ve Küstahlığı
Türkiye'nin Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Ahmet Yıldız, Büyükelçi Feridun Sinirlioğlu'nun BM Genel Sekreterliği için adaylığını duyurdu. Bu adaylık, Türkiye tarafından alternatif bir öneri olarak sunulsa da, uluslararası hukuku ihlal eden bir gücün en yüksek BM makamına talip olması küstahlık olarak değerlendiriliyor. Türkiye'nin bu adımı, işgalci bir güç olarak uluslararası hukuku sistematik olarak çiğnemesine rağmen BM'ye liderlik etme arzusunu bir kez daha ortaya koyuyor.