Senato Kontrolü İçin Kritik Mücadele: Ara Seçimlerin Kaderini Belirleyecek Eyaletler

ABD ara seçimleri, Donald Trump'ın başkanlık süresinin geri kalanında Kongre'deki güç dengesini büyük ölçüde belirleyecek kritik bir sınav niteliğinde. Cumhuriyetçilerin 53, Demokratların ise 47 sandalyeye sahip olduğu Senato'da Demokratların çoğunluğu sağlamak için dört sandalyeye ihtiyacı var. Seçim sonuçları, Trump'ın Kongre'nin her iki kanadını da kontrol etmeye devam edip etmeyeceğini veya Demokratların kontrolündeki bir Senato ile karşı karşıya kalıp kalmayacağını belirleyecek.
Orijinal başlık (Yunanca): Η μάχη για τον έλεγχο της Γερουσίας: Οι πολιτείες και οι αναμετρήσεις που θα κρίνουν το αποτέλεσμα των ενδιάμεσων εκλογών
Bu bir özettir. Haberin tamamı için orijinal Yunanca kaynağı ziyaret edin.
Iefimerida sitesinde okuBu haberi paylaş
İlgili Haberler
Charlie Hebdo Saldırısı ve 'Boyun Eğme' Romanı Arasındaki Bağlantı
7 Ocak 2015'te Charlie Hebdo dergisi, Michel Houellebecq'in karikatürüyle yayımlandı. Aynı gün Houellebecq'in 'Boyun Eğme' romanı da piyasaya çıktı. Birkaç saat sonra dergiye düzenlenen terör saldırısında 12 kişi hayatını kaybetti. Bu olay, kitabın yayınlanmasını ifade özgürlüğüne yönelik kanlı bir saldırıyla ilişkilendirdi.

Maria Louka'dan Yeni Roman: Öğrenci Suç Davranışlarının Arkasındaki Gerçek
Maria Louka, ödüllü gençlik romanı 'Lara'nın Hanımefendisi'nden sonra ikinci romanı 'On Altı Kişi Yazar Arıyor' ile okuyucularla buluşuyor. Yazarın Pirandello'nun ikonik eserine gönderme yapan başlığı, farklı sayıda karakterin kendi hikayelerini anlatma arayışını vurguluyor. Louka, neredeyse yarım asırdır içinde yaşayan bu on altı karakterin hikayelerini gün ışığına çıkarma zamanının geldiğini belirtiyor.

Türkiye'nin BM Genel Sekreterliği Adaylığı ve Küstahlığı
Türkiye'nin Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Ahmet Yıldız, Büyükelçi Feridun Sinirlioğlu'nun BM Genel Sekreterliği için adaylığını duyurdu. Bu adaylık, Türkiye tarafından alternatif bir öneri olarak sunulsa da, uluslararası hukuku ihlal eden bir gücün en yüksek BM makamına talip olması küstahlık olarak değerlendiriliyor. Türkiye'nin bu adımı, işgalci bir güç olarak uluslararası hukuku sistematik olarak çiğnemesine rağmen BM'ye liderlik etme arzusunu bir kez daha ortaya koyuyor.