New York Borsası Karışık Seyirle Kapandı, Teknoloji Sektöründe Önemli Kayıplar Yaşandı

New York Borsası günü karışık bir seyirle tamamladı. Petrol fiyatlarındaki düşüş ve teknoloji şirketlerinin hisselerindeki güçlü baskılar bu duruma etki etti. Dow Jones endeksi %0,41 artışla kapanırken, teknoloji ağırlıklı Nasdaq endeksi %1,07 düşüşle günü tamamladı. Geniş tabanlı S&P 500 endeksi ise %0,51 oranında değer kaybetti.
Orijinal başlık (Yunanca): Χρηματιστήριο Νέας Υόρκης: Κλείσιμο με μεικτές τάσεις, σημαντικές απώλειες στον τομέα της τεχνολογίας
Bu bir özettir. Haberin tamamı için orijinal Yunanca kaynağı ziyaret edin.
Iefimerida sitesinde okuBu haberi paylaş
Aynı haber, farklı bakışlar
Aynı olayı bu kaynaklar nasıl verdi:
İlgili Haberler
Charlie Hebdo Saldırısı ve 'Boyun Eğme' Romanı Arasındaki Bağlantı
7 Ocak 2015'te Charlie Hebdo dergisi, Michel Houellebecq'in karikatürüyle yayımlandı. Aynı gün Houellebecq'in 'Boyun Eğme' romanı da piyasaya çıktı. Birkaç saat sonra dergiye düzenlenen terör saldırısında 12 kişi hayatını kaybetti. Bu olay, kitabın yayınlanmasını ifade özgürlüğüne yönelik kanlı bir saldırıyla ilişkilendirdi.

Maria Louka'dan Yeni Roman: Öğrenci Suç Davranışlarının Arkasındaki Gerçek
Maria Louka, ödüllü gençlik romanı 'Lara'nın Hanımefendisi'nden sonra ikinci romanı 'On Altı Kişi Yazar Arıyor' ile okuyucularla buluşuyor. Yazarın Pirandello'nun ikonik eserine gönderme yapan başlığı, farklı sayıda karakterin kendi hikayelerini anlatma arayışını vurguluyor. Louka, neredeyse yarım asırdır içinde yaşayan bu on altı karakterin hikayelerini gün ışığına çıkarma zamanının geldiğini belirtiyor.

Türkiye'nin BM Genel Sekreterliği Adaylığı ve Küstahlığı
Türkiye'nin Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Ahmet Yıldız, Büyükelçi Feridun Sinirlioğlu'nun BM Genel Sekreterliği için adaylığını duyurdu. Bu adaylık, Türkiye tarafından alternatif bir öneri olarak sunulsa da, uluslararası hukuku ihlal eden bir gücün en yüksek BM makamına talip olması küstahlık olarak değerlendiriliyor. Türkiye'nin bu adımı, işgalci bir güç olarak uluslararası hukuku sistematik olarak çiğnemesine rağmen BM'ye liderlik etme arzusunu bir kez daha ortaya koyuyor.