Yunan Postası
Ekonomi

Sokrates ve Freud: Kendimizi Ne Kadar Tanıyoruz?

Newmoney.gr3 saat önce

Sokrates ve Sigmund Freud, insan benliğini anlama arayışında 23 yüzyılı aşkın bir süreyi temsil ediyor. Sokrates, Atina pazarında vatandaşlarına sorular sorarak bilinçli yaşamın çelişkilerini araştırırken, Freud Viyana'da hastalarının bilinçaltının çatlaklarını inceledi. Bu iki düşünür, sahte kesinlikler, saf şüphe ve insan bilincinin derinlikleri üzerine farklı yaklaşımlar sunarak kendimizi ne kadar iyi tanıdığımız sorusunu ortaya koyuyor.

Orijinal başlık (Yunanca): Σωκράτης Vs Φρόυντ: Γνωρίζουμε ποιοι είμαστε ή απλώς το πιστεύουμε;

Bu bir özettir. Haberin tamamı için orijinal Yunanca kaynağı ziyaret edin.

Newmoney.gr sitesinde oku

Bu haberi paylaş

eksi

İlgili Haberler

Newmoney.gr3 saat önce1 dk

Amalfi Kıyısı'ndaki Pembe Saray: Tarihi Otel Palazzo Avino

12. yüzyıldan kalma bir saray olan Palazzo Avino, üç kız kardeşin hikayesiyle İtalyan misafirperverliğinin özel bir örneğini sunuyor. Ravello'da, Amalfi Kıyısı'ndan 350 metre yükseklikte yer alan bu otel, pembe cephesi ve aynı renk paletindeki detaylarıyla "Pembe Saray" olarak biliniyor. Giuseppe Avino'nun 1990'ların ortasında satın alıp restore ettiği ve 1997'de otel olarak yeniden açtığı bu yapı, kızları Mariella, Attilia ve Mariavittoria ile birlikte büyüdü.

Newmoney.gr3 saat önce1 dk

Daios Cove'da Uluslararası Fine Drinking Uzmanları Bir Araya Geldi

Daios Cove, Vathy Agios Nikolaos'ta, fine drinking sanatının zirveye ulaştığı bir destinasyon olarak öne çıkıyor. "Culture at the Cove: The Fine Drinking Series" etkinliği, beş yıldır uluslararası miksoloji sahnesinin önde gelen isimlerini ağırlayarak Girit'i bu alanda bir referans noktasına dönüştürdü. Londra'daki Kwānt'tan Erik Lorincz ve Connaught Bar'dan Agostino Perrone gibi isimler, resortun Ege Denizi manzaralı Crystal Box barında unutulmaz deneyimler yaşattı.

Newmoney.gr3 saat önce1 dk

Öfkeliyken Neden Alışveriş Yaparız? Duygusal Harcamanın Psikolojisi

Öfke, üzüntü, kaygı veya can sıkıntısı gibi duygular, duygusal harcamaların temelini oluşturur. "Emotional spending" olarak adlandırılan bu durum, cüzdanımızın gerçek ihtiyaçlardan ziyade duygusal durumlarımızı takip etmesini açıklar. İş yerindeki bir hayal kırıklığı veya bozulan bir ilişki gibi olumsuz olaylar, anlık bir ruh hali değişikliği arayışıyla gereksiz alışverişlere yol açabilir. Bu, cüzdanın sadece ihtiyaçlara değil, aynı zamanda ruh haline de itaat etmeye başladığı bir andır.