AfD Yükselişi: Konu ve Duvar

Aşırı sağcı milliyetçi parti Almanya için Alternatif'in (AfD) yükselişi, Almanya, AB ve küresel düzeyde sarsıntılara neden oluyor. Eylül 2026'da Saksonya-Anhalt eyaletindeki bölgesel seçimlerde partinin aldığı %44'lük oy oranı, İkinci Dünya Savaşı sonrası siyasi dengeleri kökten değiştiriyor. AfD'nin yükselişinin temel sonuçlarından biri, Avrupa'daki tüm aşırı sağ partiler gibi göçmen karşıtı bir gündeme sahip olmasıdır. Alman Ekonomi Araştırmaları Enstitüsü (DIW) gibi kurumlar, aşırı sağın yükselişinin yabancı şirketler için caydırıcı olduğunu ve Almanya'nın kırılgan ekonomik toparlanmasını riske attığını belirtiyor.
Orijinal başlık (Yunanca): Ανοδος του AfD – Το θέμα και το τείχος
Bu bir özettir. Haberin tamamı için orijinal Yunanca kaynağı ziyaret edin.
EfSyn sitesinde okuBu haberi paylaş
İlgili Haberler

EDEK, hükümet politikalarının oluşturulmasında daha aktif rol istiyor
EDEK Başkanı Sofia Christodoulou Makri, Cumhurbaşkanı Nikos Christodoulides ile yaptığı görüşmede, hükümet politikalarının şekillendirilmesinde daha aktif ve anlamlı bir rol talep etti. EDEK'ten yapılan açıklamaya göre, hükümetle işbirliği sadece Kıbrıs sorununa değil, sosyal ve çalışma yaşamına ilişkin konulara da yayılmalıdır.
İkiz Kardeşler Smol, Kıbrıs'taki Cinayet Planı Soruşturmasının Odağında
Kıbrıs'ta ikiz kardeşler Smol'un karıştığı iddia edilen bir cinayet planı soruşturuluyor. Soruşturmalar, şifreli uygulamalar aracılığıyla organize edildiği öne sürülen bir ölüm sözleşmesine odaklanıyor. Yetkililer, hedeflenmelerinin arkasındaki nedenleri henüz açıklamadı.

Fransız Ekonomisi İçin 'Çanlar Çalıyor': Yetkililerden 'Fransa Yunanistan Olmayacak' Uyarısı
Fransız yetkililer, ülkenin ekonomik durumu hakkında uyarıda bulundu. Ekonomi Bakanı Roland Lescure, 2026'da ekonomik büyümenin zayıf olacağını (%0,5) belirtirken, eski Komiser Pierre Moscovici "Fransa Yunanistan olmayacak" dedi. Lescure, küresel ve ulusal düzeyde ekonomik belirsizliklerin hiç bu kadar büyük olmadığını ifade etti. Fransa'nın borçlanma faiz oranlarının %4,4'e ulaşması nedeniyle kamu borcunun yıllık yaklaşık 65 milyar Euro'ya mal olduğunu, bunun eğitim ve savunma harcamalarından daha fazla olduğunu vurguladı.