COPE-Nano: Yunanistan'ın İlk Mükemmeliyet Merkezi Bürokratik Engellerle Karşı Karşıya

Yunanistan'ın nanoteknoloji ve organik baskılı elektronik alanındaki ilk Mükemmeliyet Merkezi COPE-Nano, bürokratik engellerle karşı karşıya. Toplam 30 milyon avro bütçeli projenin Avrupa finansmanı alınmış ve araştırma çalışmaları ilerlemiş olsa da, 15 milyon avroluk ulusal katkı üç yıldır beklemede. Ayrıca, merkezin bağımsız ve sürdürülebilir bir kuruluş olarak faaliyet göstermesini sağlayacak yasal yapılanma henüz tamamlanmadı. Araştırmacılar, projenin kaybedilmesinin Yunanistan'daki Mükemmeliyet Merkezleri oluşturma çabaları için olumsuz bir emsal teşkil edeceğini vurguluyor.
Orijinal başlık (Yunanca): COPE-Nano: Στον αέρα το πρώτο Κέντρο Αριστείας της Ελλάδας
Bu bir özettir. Haberin tamamı için orijinal Yunanca kaynağı ziyaret edin.
Ta Nea sitesinde okuBu haberi paylaş
İlgili Haberler

ABD'den Kuril Adaları'nda Japonya'ya Tam Destek: 'Egemenliğini Tanıyoruz'
ABD, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in ziyaret ettiği Kuril Adaları üzerindeki Japon egemenliğini desteklediğini açıkladı. Tokyo'daki ABD Büyükelçisi, Washington'ın Japonya'nın bu adalar üzerindeki ulusal egemenliğini tanıdığını belirtti. ABD, Japonya'ya sarsılmaz desteğini sürdürdüğünü ve bölgedeki barış ile istikrarı zedeleyebilecek her türlü eyleme karşı çıktığını ifade etti.

Türk İşgali Sonrası Yerinden Edilme ve İki Bölgeliliği Mühürleyen Üçüncü Viyana Anlaşması
Kıbrıs'ta, Türkiye'nin 20 Temmuz ve 14 Ağustos 1974'teki askeri müdahaleleri sonrasında nüfusun toplamına oranla en büyük yerinden edilme olaylarından biri yaşandı. Yaklaşık 162.000 ila 170.000 Kıbrıslı Rum evlerini terk etmek zorunda kalırken, 45.000 ila 60.000 Kıbrıslı Türk adanın kuzeyine göç etti. Bu hareketlilik, 1975'te Üçüncü Viyana Anlaşması'nın ardından düzenli bir şekilde tamamlandı.
Kıbrıs Cumhuriyeti Başkanlığı: 52 Yıl Uzun Bir Süre, Ancak Bizi Yıkmaya Yetmez
Kıbrıs Cumhuriyeti Başkanlığı, Türk işgalinin ikinci aşamasının 52. yıl dönümünde yaptığı açıklamada, mücadelenin devam ettiğini ve gelecek nesillere özgür ve birleşmiş bir vatan bırakma tarihi borcunun sürdüğünü belirtti. Başkanlık, 14 Ağustos'un "barbar Türk işgalinin vatanımızı zorla böldüğü, işgal altına aldığı ve binlerce vatandaşımızı yerinden ettiği" bir gün olduğunu vurguladı. Açıklamada, Türk askeri güçlerinin ateşkesi ihlal ederek Mağusa ve Omorfo'yu ele geçirdiği ve "Attila hattını oluşturma planlarını tamamladığı" ifade edildi.