Yunan Postası
Genel

86 Yıl Sonra 'Elli'nin İkinci Ölümü: Şanlı Kruvazörden Geride Hiçbir Şey Kalmadı

Ta Nea2 saat önce

3 Aralık 1912'deki Elli Deniz Savaşı, Yunan ve Osmanlı Donanmaları arasındaki ilk büyük çatışmaydı ve Yunanistan'ın zaferiyle sonuçlandı. Bu zaferin anısına, yıllar sonra bir kruvazöre 'Elli' adı verildi. Ancak 15 Ağustos 1940'ta, Tinos limanında demirli olan 'Elli'ye bir torpido isabet etti ve gemi battı. Bu olay, o dönemde adada bulunan görgü tanıkları tarafından dramatik anlar olarak kayıtlara geçti.

Orijinal başlık (Yunanca): Ο δεύτερος θάνατος της «Έλλης»: 86 χρόνια μετά τον τορπιλισμό, δεν έμεινε τίποτα από το ένδοξο καταδρομικό για να σκεπάζει η θάλασσα

Bu bir özettir. Haberin tamamı için orijinal Yunanca kaynağı ziyaret edin.

Ta Nea sitesinde oku

Bu haberi paylaş

eksi

İlgili Haberler

Sigmalive9 dakika önce1 dk

Kıbrıs'ta dünyanın en büyük klasik gitar orkestrası kuruldu

Kıbrıs Gitar Orkestrası, yüzlerce gitarist ve 300'den fazla klasik gitarla dünyanın en büyük organize klasik gitar orkestrası olma özelliğini taşıyor. 2017 yılında Lefkoşa Üniversitesi Müzik Bölümü öğretim üyesi Antonis Koizas'ın vizyonuyla kurulan orkestra, Kıbrıs'ın önemli kültürel elçilerinden biri olmayı hedefliyor. Yüzlerce gitaristin tek bir orkestral gövde olarak aynı sahnede yer alması etkileyici bir müzik olayı olarak nitelendiriliyor.

Philenews10 dakika önce1 dk

Polis, hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından iki kişiyi arıyor: Gördünüz mü?

Kıbrıs Polisi, Lefkoşa'da 26-29 Temmuz 2026 tarihleri arasında işlenen suçlarla ilgili olarak iki kişinin bulunması için vatandaşlardan yardım talep ediyor. Bu kişiler, komplo kurma, konut dokunulmazlığını ihlal etme girişimi, konut dokunulmazlığını ihlal etme, mülk çalma ve mala zarar verme suçlarıyla ilgili soruşturmalara yardımcı olmak amacıyla aranıyor. Bilgi sahibi olanların Lefkoşa TAE ile veya en yakın Polis Karakolu ile iletişime geçmeleri rica olunur.

Sigmalive10 dakika önce1 dk

Polis, gözaltı merkezlerindeki aşırı kalabalığı kabul etti

Polis, artan tutuklu sayısı nedeniyle gözaltı merkezlerinde yaşanan yoğun baskıyı ve bazı durumlarda aşırı kalabalık sorunlarını kabul etti. Bu durumun, operasyonel faaliyetlerin yoğunlaşması ve ciddi suçlardan yapılan sürekli tutuklamalarla bağlantılı olduğu belirtildi. Ayrıca, çıkarılan tutuklama kararları ve mahkeme mahkumiyetlerinin de bu baskıya katkıda bulunduğu ifade edildi.