Post-demokrasi ve siyasi ilgisizliğin normalleşmesi
Bugün bir vatandaşa Yunanistan'daki siyaset hakkındaki görüşü sorulduğunda, büyük olasılıkla hayal kırıklığı, güvensizlik ve alaycılıkla dolu bir yanıt alınacaktır. Çoğu kişi siyasetle pek ilgilenmediğini, politikacılara güvenmediğini ve iktidarda kim olursa olsun hiçbir şeyin değişmediğini düşünmektedir. Siyaset artık toplumsal sorunları çözme aracı olarak değil, çoğu zaman sorunun bir parçası olarak görülmektedir. Son sosyal araştırmalar bu tabloyu doğrulamakta, öfke, hayal kırıklığı ve güvensizliğin baskın duygular olduğunu kaydetmekte, siyasi partiler ve siyasi sistem kurumları vatandaşların güveninde sürekli olarak son sıralarda yer almaktadır.
Orijinal başlık (Yunanca): Μεταδημοκρατία και κανονικοποίηση της πολιτικής απάθειας
Bu bir özettir. Haberin tamamı için orijinal Yunanca kaynağı ziyaret edin.
EfSyn sitesinde okuBu haberi paylaş
İlgili Haberler
OPEKEPE Skandalı: Hükümet, milletvekillerine yönelik suçlamalar sonrası muhalefetten özür bekliyor
Avrupa Savcılığı'nın OPEKEPE skandalıyla ilgili dört iktidar milletvekiline dava açması ve yedi kişiyi beraat ettirmesiyle siyasi gerilim tırmandı. Hükümet, durumu tersine çevirerek muhalefetten özür talep etti. Başbakan da Avrupa Savcılığı'na yönelik eleştirilerde bulundu. Dava açılan milletvekilleri Kostas Skrekas, Hristos Boukoros, Maksimos Senetakis ve Katerina Papakosta'dır.
Pavlos Polakis Resmen SYRIZA Parlamento Grubuna Geri Döndü
Hanya Milletvekili Pavlos Polakis'in SYRIZA-PS Parlamento Grubuna yeniden katıldığı resmen duyuruldu. Bu dönüş, Polakis'in önümüzdeki Cumartesi günü Parlamento Grubu başkanlığına aday olabileceği anlamına geliyor. Polakis, daha önce üç kez SYRIZA Parlamento Grubundan ihraç edilmişti.

Kolejler Bir Gecede Üniversiteye Dönüşüyor: Seçim Öncesi Acele Kararlar
Hükümet, daha önce reddettiği beş koleje üniversite statüsü vermeye hazırlanıyor. Bu kararın, seçim öncesi bir hamle olduğu belirtiliyor. Geçen yıl reddedilme nedenleri arasında yetersiz tesisler, akademik standartlara uymayan öğretim kadrosu ve araştırma-inovasyon eksikliği bulunuyordu. Kolejlerin, hem 'kolej' hem de 'üniversite şubesi' olarak ikili kar amacı güden bir yapıda faaliyet göstereceği ifade ediliyor.