Yunan FBI'dan "Hasat Operasyonu": OPECKEPE çetelerinden 17 milyon avroyu aşkın zarar
Organize Suçla Mücadele Dairesi (DAOE), OPECKEPE'nin tarım sübvansiyonlarını yıllardır sömüren organize suç ağını tamamen çökertti. "Hasat Operasyonu" kapsamında, son altı ayda beş büyük suç örgütü dağıtıldı ve kamuya verilen toplam zarar 17 milyon avroyu aştı. 1.151 sanığın bulunduğu dava dosyasında 90'dan fazla kişi tutuklandı ve 17'si cezaevine gönderildi. DAO'nun verileri, OPECKEPE kaynaklarının kötüye kullanımının 2018'den beri devam eden sistematik bir mafya faaliyeti olduğunu ortaya koydu.
Orijinal başlık (Yunanca): Επιχείρηση «Θερισμός» από το «ελληνικό FBI»: Ζημιά άνω των 17 εκατ. από τα κυκλώματα του ΟΠΕΚΕΠΕ
Bu bir özettir. Haberin tamamı için orijinal Yunanca kaynağı ziyaret edin.
EfSyn sitesinde okuBu haberi paylaş
İlgili Haberler
Atina'da martı yavruları neden çoğaldı: Sokakta bulursak ne yapmalıyız?
Son haftalarda Atina'da sokaklarda ve binaların etrafında genç martı yavrularının görülme sıklığı arttı. Bu durum, martıların her yaz yuvalarını erken terk ederek çevreye alışmaya çalıştığı mevsimsel bir olaydır. Yaban Hayatı Koruma ve Bakım Derneği ANIMA, vatandaşlardan martı yavrularını korumak için yardım talep ediyor.
PASOK'tan Marinakis'e Asimakopulu tepkisi: Tek e-posta değil, 25.500 seçmenin verileri için mahkum oldular
PASOK, hükümet sözcüsü Pavlos Marinakis'in yurt dışındaki seçmenlerin kişisel verilerinin sızdırılması davasındaki açıklamalarına tepki gösterdi. PASOK, eski Avrupa Parlamentosu üyesi Anna Michel Asimakopulu ve diğer yetkililerin tek bir e-posta için değil, 25.500 seçmenin kişisel verilerini sızdırmaktan mahkum edildiğini belirtti. Parti, bu durumu "partinin ve siyasi dostlarının elinde bir ganimet devleti" olarak nitelendirdi.
Marinakis'ten Asimakopulu'nun mahkumiyetine ilişkin provokatif yorum: "Sadece bir e-posta göndermekten bahsediyoruz"
Hükümet sözcüsü Pavlos Marinakis, Anna-Michel Asimakopulu'nun kişisel verilerin sızdırılması davasındaki mahkumiyetine ilişkin açıklamalarda bulundu. Marinakis, sorumluların "uyuşturucu veya insan kaçakçısı gibi" ele alınmasını "ikiyüzlü ve gülünç" bulduğunu ifade etti. Davanın seçim süreciyle ilgisi olmadığını ve sadece bir e-posta gönderilmesiyle ilgili olduğunu savundu.